I agree with Terms and Conditions and I've read
and agree Privacy Policy.

İletişim

Bana Ulaşın:
+90 532 424 51 39

E-posta:
iletisim@dribrahimduvarci.com

2 sene önce · · “Evlenmeyi çok istiyorum ama olmuyor…” için yorumlar kapalı

“Evlenmeyi çok istiyorum ama olmuyor…”

  1. Öykü: Bitmeyen Ergenlik

“Bu güne kadar 3 ilişkim oldu. Hepsi de uzun ilişkilerdi… Üçünde de çok çabaladım, evlenmeyi çok istiyordum ama üçü de maalesef olmadı. İlk erkek arkadaşım üniversitedendi. Dört yıl çıktık. O okulu bitiremedi, zaten ailesinin maddi durumu da pekiyi değildi. Sıradan bir işe girdi. Buradaki kazancıyla evlilik kuramayacağını söyledi ve ilişki bitti… Sonraki ilişkim evlilik sorunları olan ve karısından ayrı yaşayan biriyle oldu. Biliyorum, kağıt üzerinde de olsa, evli bir adamla ilişki yaşamak yanlış ama beni çok sevdiğini söyledi, boşanmak üzereydi. Biraz alkol problemi vardı, evliliğindeki sorunlar nedeniyle işleri bozulmuş ve banka borçlarıyla uğraşıyordu. Bir süre sonra bana karşı ilgisini kaybetti, öfkeli davrandığı oldu. Hatta bir keresinde tartakladı. Ben de ayrıldım. Son ilişkime gelince, 3 yıldır var. Onu çok seviyorum ama daha ilişkinin başında evlilik düşünmediğini, çocuk istemediğini söyledi, oysa yeğenlerini çok seviyor. Zaman içinde onu ikna ederim diye düşündüm ama ikna olmadı, olmuyor. Artık ben onu, o da beni bunaltınca ilişkiyi bitirme kararı aldık. Yaşım geçiyor ve ben bir türlü evlenemiyorum. Ne zaman evleneceğim, ne zaman çocuk sahibi olacağım…”.

Bu öyküye benzer öyküleri meslek hayatımda çok sık duydum ve duymaya da devam ediyorum; yanlış insanlarla ilişkiler, boşa geçen zaman ve nihayetinde bir türlü evlenememe, çocuk sahibi olamama, annelik duygusunu yaşayamama.. Böyle bir öyküyü dinledikten sonra hem kendime ve hem de hastama şu soruyu sorarım; bir kimse ısrarla hep “olmayacak” birini seçiyorsa gerçekten evlenmek istiyor mudur? Bu kadar istekli biri mutlaka evlenecek birini bulurdu. Çevrede evliliğe istekli erkek kalmadı mı ki bu kadar şansızlık yaşıyor.. Yoksa kendini ve çevresini kandırıyor mu? Tüm bu flörtler, evlenme çabaları hep bir kandırmaca mı, yalan mı? Evet, tüm bunlar bir kandırmaca. Kendisini de çevresini de kandırıyor. Nasıl mı?

Yaşantısına yakından baktığınızda görünen manzara şu; anne-baba ile yaşıyor ya da ayrı bir evi varsa da anne-babaya çok sık gidiyor. Yoğun ve stresli çalıştığını bahane edip hiç bir ev işi yapmıyor. Anne çamaşır, ütü, yemek işlerini hallediyor. Arabasının servis zamanı geldiğinde babası servise götürüyor. Anne-baba kızı mutlu olsun diye hiç karışmıyorlar; haftada bir iki gece arkadaşlarıyla dışarıda eğleniyor, tatillerine gidiyor. Maaşı yetmediğinde anne-babadan destek alıyor.. Son derece rahat, konforlu ve sorumluların en az düzeyde olduğu bir yaşantı. Evlenirse evinin işleri olacak, kocasının ailesiyle ilgilenmesi gerekecek, kendi bütçesini açık vermeden yönetmek zorunda kalacak. Bir de çocuk olursa iş yükü 3-5 kat artacak. Yani anne olacak, ev kadını olacak, çalışan kadın olacak, gelin olacak, kocasına psikoterapist olacak, eşinin ailesine ve arkadaşlarına ayak uydurmak zorunda kalacak.. Ne gerek var bunlara.. En iyisi evlenme çabasındaymış gibi görünüp “olmayacak” ilişkilerle kendini sabote etmek ve böylece evlenme “tehlikesini” bertaraf etmek.  Nihayet vicdanı rahat, çevresine karşı mazeret de yaratmış oldu, kimse onu yargılamayacak…

Etiketler: , Kategoriler Psikiyatri

vulputate, diam ut sem, risus. id libero. sed